YAZARLAR

Mehmet BALLI

Kaçak Elektrik Kullananların Faturasını Namuslu Vatandaşa Ödetiyorlar.

Elektrik faturalarının “Muhtelif” kısmına yansıtılan paranın kanunsuzca haksız yere tahsilat yapıldığını söyleyerek, Hatta yakında bu kaçak elektriğin namuslu vatandaşın sırtına yüklenmesi yasal hale bile getirmeye çalışılıyor,

Bir Profesörün anekdotunu okumuştum yakın zamanda internetten.

“Doğu illerimizden birinde bir aşiret mevlidine katıldım. Yemek yenildi, herkes abdest almak için sırası ile dışarı çıkıyordu, sıra bana gelince abdest alacağım yere doğru yürüdüm. Baktım ki abdest alınan musluk bir hortumun ucunda. Merak edip sordum bu sıcak su hortumla nereden geliyor diye.

Sıcak suyun kuyudan geldiğini söylediler ve bende merak edip hortumu takip ederek kuyuya gidip baktığımda gördüklerime inanamadım;
somya yatağının yaylı tellerine elektriği bağlamışlar ve kuyuya salmışlar. Meğer hortumla gelen bu sıcak su kaçak elektrikle ısıtılan kuyudan geliyormuş.”

 

Buyurun yurdum insanından inanılmaz manzaralar, bunu yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.

 

Sıcağı sıcağına dehşet bir örnekte bendenizden:

Geçen ay benim 22 binlira olan elektrik faturasını 56 binlira olarak ödettiler!.

 

Nasıl mı oldu iki mislinden fazla? Anlatayım ibreti alem için:

Haziran ayı 22 binliralık faturamı, otomatik ödeme talimatı verdiğim banka, kredi kartı limitim doldu diye ödememiş. Bir aylık gecikmeden dolayı Elektrik idaresi gelerek elektriğimi kesmiş. Tabi bende senelik izinde olduğum için haberim olmadı. Alt komşum geciken elektrik faturamı ödemek için bankaya gittiğinde 22 binlira yerine 56 binlira ödenmesi gerektiğini söylemişler. Kapama açma parası ile birlikte benim borç 22 binlira olmuş 56 binlira !..

Tabi komşumda itiraz etmeden benim adıma tıpış tıpış o parayı ödemiş.

Yani bir ay elektrik ödemem gecikti diye elektriğimi kesmişler ardından açma kapama bedeli almışlar.

Yani göz göre göre soygundan başka bir şey değil.

Kaçak kullanan kaça dursun, benim gibi namuslu bir vatandaşın, her ay bankadan faturaları otomatik olarak tıkır tıkır ödemesine rağmen mükafat yerine cezalandırıyororuz..

Gecikme cezası yerine vatandaşa opsiyon tanımadan anında canlarına okuyorlar.

İşte özelleştirme, işte taşeron şirketlerin nasıl holdingleştiğinin resmidir.

Apacık insanın kanının emilmesi.

 

İşte buyurun siz namuslu vatandaşın nasıl sömürüldüğünün en bariz örneği.

Benim yaşadığım bu hakkaniyetsizlik herkesin başına gelebilecek türdendir. Ve geldiğinede inanıyorum.

 

İşin asıl vehametine bakın şimdi:

Yapılan istatistiklere göre; doğunun %60’ı, İstanbul, İzmir, gibi şehirlerinde %30’ u kaçak elektrik kullanıyor.

Bu adaletsizliği önce Allah’a şikayet ediyor, sonra ilgili makamlara duyuruyoruz..

 

Kaçak elektrik  kullananların faturasını namuslu vatandaşa ödetiyorlar.

Gizli kablo ile, saatle oynayarak ve binbir türlü akla gelmeyen sahtekarlıklar yaparak sınırsız kaçak elektrik kullanan uyanıkların  cezasını, borcuna sadık düzenli ödeyen aboneler ödetiyorlar.

Tüketiciler Derneği Başkanı Aydın AĞAOĞLU da, gelen şikayetler üzerine açıklama yaparak:

Elektrik faturalarının “Muhtelif” kısmına yansıtılan paranın kanunsuzca haksız yere tahsilat yapıldığını söyleyerek,

Hatta yakında bu kaçak elektriğin namuslu vatandaşın sırtına yüklenmesi yasal hale bile getirmeye çalışılıyor,

Bunun adil bir yaklaşım olmadığını, borcunu düzenli ödeyen vatandaşın cezalandırıldığını” söyleyerek bu sıkıntıyı dile getiriyor..

 

Çalan ödüllendirilmemelidir..

 

Şimdi elektrik faturanızı elinize alıp “Muhtelif” yazan kısmına bakınız. Eğer parasal bir meblağ yazıyorsa, biliniz ki, (yukarıdaki Tüketici Deneği Başkanının ifadesine göre) haksız yere sizden kesinti yapılıyor demektir. Hemen itiraz hakkınızı kullanarak ilgili makamlara şikayet ediniz lütfen!..

 

Bizden uyarması, gerisi bu ülkenin sorumluluk sahibi, namuslu idarecilerine kalıyor olsa gerek...


01.01.1970

Mehmet BALLI Diğer Yazıları

YORUMLAR
Adınız/Rumuzunuz

E-posta Adresi

Doğrulama Kodu :     >

Fatmanur
05.09.11 16:38
Fatma Koşar'ın haberi 2010%u2019a göre 2015%u2019e kadar daha yüksek hedef oranlar üzerinden kayıp-kaçak parası alan şirketler, ayrıca sayaçları okumanın bedelini de tüketiciden alıyor. Tüketilen elektrik üzerinden hesaplanan “perakende satış hizmetleri-sayaç okuma” aynı binada oturan iki abonenin iki farklı “sayaç okuma hizmeti” bedeli ödemesi sonucunu doğuruyor. Faturalara eklenen kuruşlar, Türkiye%u2019de milyonlarca abone olduğu dikkate alındığında trilyonlarca lirayı buluyor. Bu örnek faturadaki gibi Türkiye'deki 16.8 milyon konut olduğunu düşünürsek (2008 EPDK verilerine göre) her abone ayda 50 kuruş sayaç okuma bedeli öderse bu tutarlar ayda yaklaşık 8 buçuk milyon liraya (eski parayla 8 buçuk trilyon lira) tekabül ediyor. Kısacası yılda sayaç okuma bedeline Türkiye'nin ödediği tutar 100 milyon lirayı aşıyor. Türkiye'de aboneler bir yılda 13 fatura ödüyor EPDK%u2019nin özelleştirme sonrasında kayıp kaçağın önlenmesine dönük yatırımlarda kullanılacağı gerekçesiyle savunduğu kayıp-kaçak bedelinin tüketiciden tahsil edilmesi uygulamasında yine dürüst yurttaş mağdur. Kayıp-kaçak oranlarının faturalarda gösterilmeye başlandığı uygulama 2010 sonunda başladı. Ancak bu sırada EPDK%u2019nin açıkladığı elektrikte kayıp-kaçak hedef oranlarının 5 yıl önceki oranlardan bile yüksek olduğuna dikkat çeken Elektrik Mühendisleri Odası, amacın faturalara daha fazla kayıp-kaçak elektrik bedeli yüklemek olduğunu belirtti. Oranların yüksek tutularak faturaların şişirildiğine dikkat çeken Cengiz Göltaş, elektrik dağıtım faaliyetlerinde, 2011-2015 dönemi için belirlenen kayıp-kaçak hedef oranı, 15 bölgede, 2010 yılı hedefine göre arttırılmıştı. EMO Başkanı, Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu%u2019nun (EPDK), elektrikteki kayıp-kaçak oranlarını, dağıtım şirketleri ile birlikte belirlediğini belirtirken kayıp-kaçak oranının yüksek belirlenmesinin, dağıtım şirketlerinin vatandaşlara yansıttığı kaçak elektrik bedeli tutarının artması anlamına geldiğine işaret etti. Bölgesel uygulama vuracak Aboneleri isyan ettiren kayıp-kaçak elektrik bedeli, 2012%u2019den itibaren bölgesel bazda faturalara yansıtılacak. Bu uygulama kaçak kullanım oranının yüzde 25-30%u2019ları bulduğu bölgelerde faturalar iyice yükselecek. Göltaş, kayıp kaçağın yüksek olduğu bölgelerde abonelerin faturalarının daha fazla artmasına yol açacağını bildirdi. 2015%u2019e kadar geçerli olacak oranların özellikle yüksek tutulduğunu öne süren Göltaş, “Faturalandırma yapılırken kayıp-kaçak oranı belirlenen hedef orandan yüksek olursa, bunun bedeli dağıtım şirketi tarafından ödenecek. Düşük olursa, vatandaşa daha az yansıtılacak. Ancak şirketler, kayıp-kaçak oranının yüksek çıkma ihtimaline karşı, kendileri bedel ödemek zorunda kalmamak için KKH oranını yüksek gösteriyor. Kayıp-kaçak oranı düşük çıksa bile bunun vatandaşa yansıtılacağını sanmıyorum, aradaki tutar da dağıtım şirketlerine kalacak” dedi. Tüketici şikâyet etti sonucu bekliyor Konuyu takip ettiklerini belirten Tüketici Dernekleri Federasyonu (TÜDEF) Başkanı Yardımcısı Ali Çetin, bu bedellerin vatandaşa yüklenmesinin haksız olduğu kadar hukuksuz bir uygulama olduğunu savunuyor. Tüketici hakem heyetlerinden bir karar çıkmasını beklediklerini söyleyen Çetin şu bilgileri verdi: “Tüketici dernekleri olarak davayı ilerletebilmek için tüketici heyetlerinin vereceği bir karara ihtiyacımız var. Başvurular olmasına karşın 3 ayda cevap vermesi gereken tüketici heyetleri 7-8 aydır cevap vermiyorlar. Bizim de bu sebeple elimiz kolumuz bağlı kalıyor. Bir karar çıktığı takdirde bunu derhal tüketici mahkemelerine taşıyacağız.” Özelleştirme öncesi vatandaşın devlete ödediği kayıp ve kaçak bedellerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu%u2019ya verilen bir sübvansiyon olarak algılandığını anlatan Çetin, artık bir kısmının şirketlere gittiğini belirterek şöyle devam etti: “Artık belirli bir oranda bu şirketlere gidiyor. Şirketler kayba karşı yatırım yapmak yerine bu bedelleri vatandaştan almaya devam ediyorlar. Devlet de buna seyirci kalıyor. Hatta vatandaşın kullanmadığı halde ödediği paralar üzerinden bir de KDV alınıyor. Bir anlamda devlet soyguna seyirci kalmıyor, teşvik ediyor. Tam anlamıyla kümesteki kazı yolma politikası devam ediyor.” Kayıp-kaçak hedefleri yükseldi 21 dağıtım şirketi içinde hedeflenen en az kaçak ve kayıp elektrik oranı yüzde 6.96. En yüksek kayıp ve kaçak oranı ise yüzde 60.69. EPDK%u2019nin 2011-2015 yılı kayıp-kaçak hedef oranlarını yüksek göstermesi de faturalara olumsuz yansıyacak. 2008 yılı verilerine göre 16.8 milyon konut var. Aboneden ortalama 5 TL kaçak-kayıp elektrik ücreti alınması bile 80 milyon lirayı aşkın para demek oluyor. EPDK%u2019nin belirlediği ve şu anda geçerli olan oranlar, geçiş dönemi olarak kabul ettiği 2006-2010 dönemi için belirlediği oranların üzerinde oldu. Örneğin kaçak oranı en yüksek bölge olan Dicle Elektrik Dağıtım AŞ%u2019nin bölgesinde 2006 yılı itibarıyla yüzde 54.77 olan dağıtımdaki kayıp-kaçak oranının 2010 yılı itibarıyla yüzde 36.83%u2019e inmesi öngörülmüştü. Ancak şimdi geçerli çizelgede Dicle Elektrik%u2019te kayıp-kaçak oranı yüzde 36.83%u2019ten yüzde 60.96%u2019ya çıkarıldı. Çoruh, Çamlıbel, Boğaziçi, Göksu ve Yeşilırmak dağıtım bölgelerinde kayıp-kaçak oranı düşürülürken diğer dağıtım bölgelerinda 2010%u2019a göre daha yüksek kayıp-kaçak oranı belirlendi. Faturalar daha da kabaracak EMO Başkanı Cengiz Göltaş, “Kayıp-kaçak meselesi polisiye tedbirlerle çözülmeyeceği gibi kamu hizmeti olarak ele alınması gereken elektrikte bölgesel cezalar da uygulanmamalı” dedi. Göltaş, sayaç okuma parası için de “Şirketler elektriği hem satıyor hem de okuma parası alıyor. Üstelik aynı binadaki iki ayrı evden farklı tutarlar tahsil ediyor. Bu kabul edilebilir bir uygulama değil. 120 milyar kilovatsaat okunuyor, bunlar büyük paralar ediyor” bilgisini verdi. Cumhuriyet Gazetesi



   

   

HÜKÜMET 3+3 ZAM TEKLİFİ İLE MEMURLA DALGA MI GEÇİYOR?

Evet
Hayır
Belki