
Bir Profesörün anekdotunu okumuştum yakın zamanda internetten.
“Doğu illerimizden birinde bir aşiret mevlidine katıldım. Yemek yenildi, herkes abdest almak için sırası ile dışarı çıkıyordu, sıra bana gelince abdest alacağım yere doğru yürüdüm. Baktım ki abdest alınan musluk bir hortumun ucunda. Merak edip sordum bu sıcak su hortumla nereden geliyor diye.
Sıcak suyun kuyudan geldiğini söylediler ve bende merak edip hortumu takip ederek kuyuya gidip baktığımda gördüklerime inanamadım;
somya yatağının yaylı tellerine elektriği bağlamışlar ve kuyuya salmışlar. Meğer hortumla gelen bu sıcak su kaçak elektrikle ısıtılan kuyudan geliyormuş.”
Buyurun yurdum insanından inanılmaz manzaralar, bunu yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı.
Sıcağı sıcağına dehşet bir örnekte bendenizden:
Geçen ay benim 22 binlira olan elektrik faturasını 56 binlira olarak ödettiler!.
Nasıl mı oldu iki mislinden fazla? Anlatayım ibreti alem için:
Haziran ayı 22 binliralık faturamı, otomatik ödeme talimatı verdiğim banka, kredi kartı limitim doldu diye ödememiş. Bir aylık gecikmeden dolayı Elektrik idaresi gelerek elektriğimi kesmiş. Tabi bende senelik izinde olduğum için haberim olmadı. Alt komşum geciken elektrik faturamı ödemek için bankaya gittiğinde 22 binlira yerine 56 binlira ödenmesi gerektiğini söylemişler. Kapama açma parası ile birlikte benim borç 22 binlira olmuş 56 binlira !..
Tabi komşumda itiraz etmeden benim adıma tıpış tıpış o parayı ödemiş.
Yani bir ay elektrik ödemem gecikti diye elektriğimi kesmişler ardından açma kapama bedeli almışlar.
Yani göz göre göre soygundan başka bir şey değil.
Kaçak kullanan kaça dursun, benim gibi namuslu bir vatandaşın, her ay bankadan faturaları otomatik olarak tıkır tıkır ödemesine rağmen mükafat yerine cezalandırıyororuz..
Gecikme cezası yerine vatandaşa opsiyon tanımadan anında canlarına okuyorlar.
İşte özelleştirme, işte taşeron şirketlerin nasıl holdingleştiğinin resmidir.
Apacık insanın kanının emilmesi.
İşte buyurun siz namuslu vatandaşın nasıl sömürüldüğünün en bariz örneği.
Benim yaşadığım bu hakkaniyetsizlik herkesin başına gelebilecek türdendir. Ve geldiğinede inanıyorum.
İşin asıl vehametine bakın şimdi:
Yapılan istatistiklere göre; doğunun %60’ı, İstanbul, İzmir, gibi şehirlerinde %30’ u kaçak elektrik kullanıyor.
Bu adaletsizliği önce Allah’a şikayet ediyor, sonra ilgili makamlara duyuruyoruz..
Kaçak elektrik kullananların faturasını namuslu vatandaşa ödetiyorlar.
Gizli kablo ile, saatle oynayarak ve binbir türlü akla gelmeyen sahtekarlıklar yaparak sınırsız kaçak elektrik kullanan uyanıkların cezasını, borcuna sadık düzenli ödeyen aboneler ödetiyorlar.
Tüketiciler Derneği Başkanı Aydın AĞAOĞLU da, gelen şikayetler üzerine açıklama yaparak:
Elektrik faturalarının “Muhtelif” kısmına yansıtılan paranın kanunsuzca haksız yere tahsilat yapıldığını söyleyerek,
Hatta yakında bu kaçak elektriğin namuslu vatandaşın sırtına yüklenmesi yasal hale bile getirmeye çalışılıyor,
Bunun adil bir yaklaşım olmadığını, borcunu düzenli ödeyen vatandaşın cezalandırıldığını” söyleyerek bu sıkıntıyı dile getiriyor..
Çalan ödüllendirilmemelidir..
Şimdi elektrik faturanızı elinize alıp “Muhtelif” yazan kısmına bakınız. Eğer parasal bir meblağ yazıyorsa, biliniz ki, (yukarıdaki Tüketici Deneği Başkanının ifadesine göre) haksız yere sizden kesinti yapılıyor demektir. Hemen itiraz hakkınızı kullanarak ilgili makamlara şikayet ediniz lütfen!..
Bizden uyarması, gerisi bu ülkenin sorumluluk sahibi, namuslu idarecilerine kalıyor olsa gerek...